ÜLKÜCÜ ŞEHİT ERHAN CENGİZ

her hesabın bir tersi

11 Haziran 2012 Pazartesi

Apo İtini Kimler İdamdan Kurtardı ? (TAM LiSTE)



 Apo İtini Kimler İdamdan Kurtardı ?


  
 
 (TAM LiSTE) Bilgilendirme amaçlıdır.



TBMM zabıtlarından Meclis'teki 550 milletvekilinin Öcal'ın asılması ile ilgili ne yönde oy kullandığını isim isim açıklıyoruz.

AKP'nin de TBMM'de 53 milletvekili ile yer aldığı, o zaman milletvekili olmayan Erdoğan'ın genel başkanları sıfatıyla misafir locasından izlediği AKP Grubu "EVET" oyu kullandı. Böylece 1 Ağustos 2002'deki olağanüstü toplantılarda idam cezası, yasalarımızdan çıkarıldı.


SADECE MHP grubu 117 milletvekili ile buna "RET" oyu verdi. Ancak diğer partiler ittifak yapıp idam cezasını kaldırarak Öcalan'ı da kurtardılar. MHP lideri Bahçeli'nin, "Gökkuşağı Koalisyonu" adını verdiği DSP, ANAP, DYP, SP, AKP ve YTP'li milletvekilleri, ittifak halinde idam cezasını kaldırdılar. O gün Apo asılmasın diyen AKP milletvekilleri dışında yine o gün Apo asılmasın diyen ama AKP'de olmayan birçok milletvekili de şu an AKP'nin milletvekili olarak TBMM'de bulunmaktadır.


Öcalan'ı kurtaranlar

Kanlı terör örgütü PKK'nın elebaşısı Abdullah Öcalan'ın idamıyla ilgili olarak TBMM'ye gelen dosyaya hangi milletvekilleri "ret" oyu vererek karşı çıktı, hangileri "kabul" oyu vererek Öcalan'ı idamdan kurtardı. Bunları, Meclis tutanaklarından alınan belgelerle yayınlıyoruz
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde MHP dışındaki tüm siyasi parti milletvekillerinden çoğu Bebek katili Öcalan'ı asılmaktan kurtaran yasaya kabul oyu verdiler. Demokratik bir Meclis'te yapılan oylama sonucunda da ret oylarının yetersiz kalması idam yasasının kaldırılmasına neden oldu. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, MHP'ye "Apo'yu asamadınız" suçlamalarına verilecek en güzel yanıt Meclis tutanaklarından alınan bu belgelerdir. O dönemde milletvekili olmayan Recep Tayyip Erdoğan, Meclis locasından AKP'li 53 milletvekiline talimat verip, kabul oyu kullandırarak Öcalan'ı asılmaktan kurtarmaya fiili olarak önayak oldu. Işte tarihi oylamada kullanılan oylar ve renkleri:

İdamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan DSP milletvekilleri


Tayyibe Gülek
Melda Bayer
M.Zeki Sezer
Uluç Gürkan
Ayşe Gürocak
Aydın Tümen
Hikmet Uluğbay
Mustafa Ural
Ertuğrul Kumcuoğlu
Sebahat Vardar
Hasan Macit
Ali Rahmi Beyreli
Hayati Korkmaz
Orhan Ocak
Sadık Kırbaş
Hasan Erçelebi
Mehmet Kocabatmaz
Ali Ahmet
Ertürk Şadan Şimşek
Necati Albay
Hasan Akgün
Fadlı Ağaoğlu
Ziya Aktaş
Nami Çağan
Yücel Erdener
Ahmet Güzel
Osman Kılıç
Necdet Saruhan
Sulhiye Serbest
Masum Türker
Erdoğan Toprak
Güler Aslan
Saffet Başaran
Mehmet Çümen
Şükrü Sina Gürel
Hasan Metin
Atilla Mutman
Rahmi Sezgin
Necdet Tekin
Fikret Tecer
Ahmet Arkan
M.Emrehan Halıcı
Emin Kara
Ismail Bozdağ
Nazif Topaloğlu
Ş.Ramis Savaş
M.Cengiz Güleç
Fevzi Aytekin
B.Fırat Dayanıklı
Hikmet Sami Türk
Ömer Üstünkol
Fikret Ünlü
Hasan Suna
Erol Karan


İdamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan DYP milletvekilleri


Tansu Çiller
Sevgi Esen
M. Halit Dağlı
M.Nedim Bilgiç
Mahmut Bozkurt
Ismet Attila
Musa Konyar
Ahmet Iyimaya
Yıldırım Akbulut
S.Arıkan Bedük
Mehmet Baysarı
Salih Çelen
Hasan Ekinci
Ali Rıza Gönül
A. Oktay Güner
Ilyas Yılmazyıldız
Necati Yöndar
Yahya Çevik
Necmi Hoşver
Mustafa Örs
Teoman Özalp
Oğuz Tezmen
Nevfel Şahin
A. Mehmet Çay
M.Kemal Aykurt
Mehmet Gözlükaya
Nurettin Atik
M. Salim Ensarioğlu
Salih Sümer
Ayvaz Gökdemir
Mehmet Sadri Yıldırım
Burhan Kara
Rasim Zaimoğlu
Hakkı Töre
Mehmet Dönen
Ramazan Gül
Turhan Güven
Hayri Kozakçıoğlu
Nurhan Tekinel
Hasan Ufuk Söylemez
Süha Tanık
Yıldırım Ulupınar
Mehmet Gölhan
M.Ali Yavuz
Ismail Karakuyu
Rıza Akçalı
Metin Kocabaş
Mehmet Sağlam
Metin Musaoğlu
Veysi Şahin
Ibrahim Yazıcı
Mümtaz Yavuz
Nevzat Arcan
Kemal Kabataş
Erdoğan Sezgin
Takiddin Yarayan
Kadir Bozkurt
Nihan Ilgün
Enis Sülün
Ali Şevki Erek
Eyüp Aşık
Ali Naci Tuncer
Necmettin Cevheri
Hacı Filiz
Faris Özdemir
Saffet Kaya
Mustafa Eren


İdamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan Yeni Türkiye Partisi (YTP) milletvekilleri


İsmail Cem
İbrahim Y. Bildik
Ali Tekin
İsmet Vursavuş
Gaffar Yakın
Gönül Saray Alphan
Oğuz Aygün
Esvet Özdoğu
Ahmet S. Sayın
Metin Şahin
Halit Dikmen
Tamer Kanber
M. Güven Karahan
Mustafa Karslıoğlu
Abdulsamet Turgut
Mahmut Erdir
Ali Ilıksoy
Evliya Parlak
Ali Günay
Edip Özgenç
Akif Serin
İstemihan Talay
Erol Al
Perihan Yılmaz Doğan
Bülent Ersin Gök
H.Hüsamettin Özhan
Bahri Sipahi
Cahit Savaş
Yazıcı Burhan Bıçakçıoğlu
Salih Dayıoğlu
Hakan Tartan
Kemal Vatan
Çetin Bilgir
M.Hadi Dilekçi
Nural Karagöz
Halil Çalık
M.Turhan İmamoğlu
Hasan Gülay
M.Cihan Yazar
M. Kemal Tuğmaner
Tunay Dikmen
Zeki Eker
Eyüp Doğanlar
Tarık Cengiz
Şenel Kapıcı
Metin Bostancıoğlu
Ahmet Zamantılı
Hasan Özgöbek
Mehmet Y. Ünal
Hasan Gemici
C. Tufan Yazıcıoğlu
Faruk Demir


İdamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan Saadet Partisi milletvekilleri


Rıza Ulucak
Latif Öztek
A. Cemil Tunç
Fahrettin Kukaracı
Sacit Günbay
Ahmet Sünnetçioğlu
Hüseyin Karagöz
Ali Oğuz
Osman Yumakoğulları
Bahri Zengin
A. Sever Aydın
Fethullah Erbaş
Oğuzhan Asiltürk
Yaşar Canbay
M. Niyazi Yanmaz
Musa Demirci
Temel Karamollaoğlu
Mehmet Bekaroğlu
Mustafa Kamalak
Hüsamettin Korkutata


İdamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan AKP milletvekilleri


Dengir Mir Fırat
Sait Açba
Mahmut Göksu
Mehmet Özyol
Akif Gülle
Ismail Özgün
Mahfuz Güler
Zeki Ergezen
Ismail Alptekin
Faruk Çelik
Mehmet Altan
Ertuğrul Yalçınbayır
Osman Aslan
Nurettin Aktaş
Tevhit Karakaya
Ali Er
Abdülkadir Aksu
Mustafa Baş
Ali Coşkun
Hüseyin Kansu
Mehmet Ali Şahin
Nevzat Yalçıntaş
Abdullah Gül-(Bir zamanların geçici Başbakanı idi),
Salih Kapusuz
Mehmet Vecdi Gönül
Osman Pepe
Remzi Çetin
Özkan Öksüz
Avni Doğan
Ali Sezal
Sabahattin Yıldız
Eyüp Fatsa
Musa Uzunkaya
Ahmet Nurettin Aydın
Abdüllatif Şener
M.Ergün Dağcıoğlu
Yahya Akman
Zülfikar Izol
Maliki Ejder Arvas
Hüseyin Çelik
Ilyas Arslan
Mehmet Çiçek
Ramazan Toprak
Kemal Albayrak
Abdullah Veli Seyda
Şükrü Ünal


İdamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan Bağımsızlar


Cemil Çiçek
Numan Gültekin
Mehmet Ağar
Mail Büyükerman
Mustafa Yılmaz
Rıdvan Budak
Zafer Güler
Mustafa Düz
M.Ali Irtemçelik
Ihsan Çabuk
H.Fehmi Konyalı


İdamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan ANAP milletvekilleri


Mesut Yılmaz
Mehmet Ali Bilici
Musa Öztürk
Halil Ibrahim Özsoy
Yaşar Eryılmaz
Celal Esin
Nejat Arseven
Birkan Erdal
Yücel Seçkiner
Cengiz Aydoğan
Cengiz Altınkaya
Yüksel Yalova
Edip Safder Gaydalı
Kenan Sönmez
Beyhan Aslan
Nurettin Dilek
Abdülbaki Erdoğmuş
Seyit Haşim
Hamimi Sebğatullah Seydaoğlu
Evren Bulut
I. Yaşar Dedelek
Mustafa Taşar
Mecit Pürüzbeyoğlu
Hakkı Oğuz
Aykut Levent Mıstıkoğlu
Erkan Mumcu
R. Kazım Yücelen
Bülent Akarcalı
Ahat Andican
Aydın Ayaydın
Şamil Ayrım
Mehmet F. Fırat
Ediz Hun
Yılmaz Karakoyunlu
Cavit Kavak
Emre Kocaoğlu
Nesrin Nas
Sühan Özkan
Şadan Tuzcu
Işın Çelebi
Sümer Oral
Işılay Saygın
Rıfat Serdaroğlu
Ilhan Aküzüm
Murat Başesgioğlu
Cemal Özbilen
Sefer Ekşi
Mehmet Keçeciler
Miraç Akdoğan
Ahmet Tevfik Özal
Ekrem Pakdemirli
Ali Doğan
Süleyman Çelebi
Ömer Ertaş
Hasan Özyer
Erkan Kemaloğlu
Şükrü Yürür
Sefer Koçak
Ahmet Kabil
Mesut Ahmet Yılmaz
Ersin Taranoğlu
Mehmet Çakar
Yaşar Topçu
Ali Kemal Başaran
Eyüp Cenap Gülpınar
Kamran Inan
Lütfullah Kayalar
Ataullah Hamidi
Burhan Isen
M. Salih Yıldırım
Zeki Çakan
Ali Güner
Yaşar Okuyan


İdamın kaldırılmasına "ret" oyu kullanan TEK parti olan MHP'NİN ONURLU ŞEREFLİ VATANSEVER milletvekilleri


Devlet Bahçeli
M. Metanet Çulhaoğlu
Ali Halaman
A. Fatin Özdemir
Recai Yıldırım
Hasari Güler
Abdülkadir Akcan
Mehmet Telek
Nidai Seven
Adnan Uçaş
Mehmet Arslan
Koray Aydın
Şefkat Çetin
Sedat Çevik
Ali Işıklar
Abdurrahman Küçük
Hayrettin Özdemir
Mustafa Cihan Paçacı
Şevket Bülent Yahnici
Osman Müderrisoglu
Tunca Toskay
Nesrin Ünal
Bekir Ongun
Orhan Bıçakçıoğlu
Ali Uzunırmak
Aydın Gökmen
Hüseyin Kalkan
Hüseyin Arabacı
Ibrahim Halil Oral
Ersoy Özcan
Süleyman Coşkuner
Burhan Orhan
Orhan Şen
Hakkı Duran
Irfan Keleş
Salih Erbeyin
Ali Keskin
Mustafa Gül
Mihrali Aksu
Mücahit Himoğlu
Ismail Köse
Cezmi Polat
Mehmet Ay
Ali Özdemir
Mehmet Hanifi Tiryaki
Mustafa Yaman
Bedri Yaşar
Süleyman Turan Çirkin
Mehmet Şandır
Mehmet Nuri Tarhan
Osman Gazi Aksoy
Mustafa Zorlu
Yalçın Kaya
Hidayet Kılınç
Enis Öksüz
Cahit Tekelioğlu
Ahmet Çakar
Mehmet Gül
Nazif Okumuş
Esat Öz
Bozkurt Yaşar Öztürk
Mehmet Pak
Mustafa Verkaya
Yusuf Kırkpınar
Ahmet Kenan Tanrıkulu
Oktay Vural
Arslan Aydar
Mehmet Serdaroğlu
Sabahattin Çakmakoğlu
Hasan Basri Üstünbaş
Ramazan Mirzaoğlu
Meral Akşener
Cumali Durmuş
Kemal Köse
Faruk Bal
Ali Gebeş
Mustafa Sait Gönen
Hasan Kaya
Basri Coşkun
Namık Hakan Durhan
Hüseyin Akgül
Ali Serdengeçti
Mehmet Kaya
Nevzat Taner
Metin Ergun
Ismail Çevik
Mükremin Taşkın
Mükerrem Levent
Cemal Enginyurt
Yener Yıldırım
Osman Fevzi Zihnioğlu
Ahmet Aydın
Vedat Çınaroğlu
Hüsnü Yusuf Gökalp
Lütfü Ceylan
Reşat Doğru
Nail Çelebi
Muzaffer Çakmaklı
Armağan Yılmaz
Ayhan Çevik
Ahmet Erol Ersoy
Mesut Türker
Şuayip Üşenmez
Ismail Hakkı Cerrahoğlu
Kürşat Eser
Sadi Somuncuoğlu
Şaban Kardeş
Hasan Çalış
Osman Durmuş
Abbas Bozyel
Ilhami Yılmaz
Mehmet Nacar
Birol Büyüköztürk
Mehmet Kundakçı
Müjdat Karayerli
Bekir Aksoy


ETİKHABER

http://www.ulku-ocaklari.com/mhp/buyukataman-idami-refahyol-ve-akp-engelledi/55215/#post191255 




Bu yazı sadece gerizekâlılar (!) için yazılmıştır 

Yıldıray Çiçek

11 Haziran 2012 Pazartesi 00:05
Ortadoğu Gazetesi yazarı Yıldıray Çiçek'in kaleme aldığı ve bölücübaşının "idam ettirilmeme" sürecine ilişkin çarpıcı detaylara yer verdiği köşe yazısı

Bir insanın zeki yahut geri zekâlı olması da yüce Allah'ın bir takdiridir. Bu konuda kimseyi ayıplamak, suçlamak gibi bir davranış içine girmemiz mümkün değildir.

Geri zekâlılık bir insanda bazen genel manada, bazen çeşitli konular üzerinde tesirini gösteriyor.
Bugünkü yazımızda, Türkiye'nin en çok konuşulan ve tartışılan konusu olan '(AB)-(D)ullah Öcalan'ın idamı konusunda' MHP'yi haksız bir şekilde eleştiren, suçlayan, ona iftira atan ve bu konularda değerlendirmelerde bulunan bazı geri zekâlıların hallerini tahlil edeceğiz.

O geri zekâlılar bu yazıyı iyi okusun. Okuyan akıl sahipleri de etrafındaki bu tür geri zekâlılara bu yazıyı okutsun...
Bu geri zekâlıların büyük bir çoğunluğu Ampul sembollü bir partinin mensubudur. Bu mensuplar, gazete köşelerinde, internet köşelerinde, kahvehanede, köyde, kasabada, ilçede velhasıl her yerde "Apo'yu MHP idamdan kurtardı" propagandasını yapmaktadır.
Hele bu propaganda içinde "APO'yu İmralı'ya MHP koydu." cümlesi yok mu? İşte geri zekâlı oluşlarını tescilleyen en büyük sebep oluyor.
Bu köşeden, bu geri zekâlılara defalarca yazdık, bu geri zekâlılara defalarca sorduk...

(AB)-(D)ullah Öcalan, 56.hükümet zamanı yani 15 Şubat 1999 günü yakalanıp, Türkiye'ye getirildi ve İmralı'ya konuldu. Ve bu tarihte, MHP mecliste değil. Ama olsun bu geri zekâlılar için bunun bir önemi var mı? Ne olursa olsun, bunlara göre onu İmralı'ya koyan MHP'dir.

Apo'nun Türkiye'ye getiriliş tarihi 15 Şubat 1999, MHP'nin T.B.M.M'ne girip, koalisyon ortağı olma tarihi 18 Nisan 1999 iken, bu geri zekâlılar bu aradaki farkı bile hesaplayamamaktadır.  

57. Hükümet'in Koalisyon Protokolü, DSP Genel Başkanı Bülent ECEVİT, MHP Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ ve ANAP Genel Başkanı Mesut YILMAZ arasında 28 Mayıs 1999 tarihinde imzalanmıştır.  

Apo15 Şubat 1999 tarihinde, 56. Hükümet zamanında Türkiye'ye teslim edilmişken, nasıl 28 Mayıs 1999tarihinde 57. Hükümetin resmi ortağı olan MHP'ye teslim edilmiş olmaktadır?

56. Azınlık hükümetinin Başbakanı merhum Bülent Ecevit, (AB)-(D)ullah Öcalan'ın yakalanması ve o caninin İmralı'ya konulması sürecini Hürriyet Gazetesi'nden Sedat Ergin'e değerlendirmiş ve "İmralı'daki hazırlıklara ne zaman girişildi? "sorusuna "Ne zaman ki, Apo'nun Türkiye'ye getirilebileceği yolundaki kanaatimiz kesinleşti, hemen İmralı'daki hazırlıklara başladık. Getirilmesinden 3-4 gün önce diyebiliriz." (19 Şubat 1999) cevabını vermişti. Yani bazı gerizekâlıların "APO'yu MHP yakaladı getirdi, İmralı'da adaya koydu ve besiye çekti." şeklindeki yalanları herhalde, Bülent Ecevit'in bu sözleri ile çürüyecektir. Ama bunların yalanları çürür, MHP'ye iftira atan o beyinleri bir türlü anlamaz bunu. Taş kafalar.

ABD, (AB)-(D)ullah Öcalan'ı yakalayıp, 56. Azınlık Hükümetine teslim etmiştir. Bu teslimle birlikte, MHP'nin 18 Nisan 1999 günü yapılan seçimde birinci parti çıkmasının önüne geçilmiştir. DSP, 56.hükümetin son zamanlarında, (AB)-(D)ullah Öcalan'ı teslim almasının meyvesini 18 Nisan 1999 günü gerçekleşen seçimlerde birinci parti olarak toplamıştır.

18 Nisan 1999 günü gerçekleşen seçimlerden, MHP 2. parti olarak çıkmıştır. MHP, bu seçimlerden çıkan siyasi manzara sonrası 57.hükümetin koalisyon ortağı olmuştur.
57.Hükümetin kurulması sonrası, (AB)-(D)ullah Öcalan'ın hem teslim alınışında, hem İmralı'ya konuluşunda, herhangi bir imzası ya da bir etkisi olmamış MHP'ye idam konusu herşeyi ile ihale edilmiş oldu. Evet, MHP Lideri Devlet Bahçeli, elinde imkan olsa bu caniyi asacağını her fırsatta söylemiştir. MHP'nin hükümet ortağı olduğu dönem, bunun mücadelesini tek başına vermiştir.

O meşhur geri zekâlılara soruyorum: Bu ülkede, MHP Lideri Devlet Bahçeli ve MHP'liler dışında "Apo idam edilsin" diyen, bunun mücadelesini veren bir tek devlet kurumu, bir tek parti genel başkanı gösterebilir misiniz?

MHP Lideri Devlet Bahçeli, bu mücadelesini 57.hükümet ortakları arasında açık ve net bir şekilde vermiştir. 12 Ocak 2000 yılında yapılan zirvede, bu konuda MHP Lideri 7.5 saat bunun mücadelesini vermiştir.

Bu durumu, 57.hükümetin koalisyon ortağı olan Mesut Yılmaz "7.5 saat zorlu bir görüşme yaptık. İstihbarat raporları okundu. Her şey bütün detayıyla ele alındı. Ama yine de karşımda hükümeti bozmaya çok kararlı bir Devlet Bahçeli gördüm." sözleriyle izah etmişti.

O süreçte, MHP'yi Apo'ya ilişkin dosyanın meclise indirilmediği noktasında eleştirenler de, daha önceki hükümetlerin uluslar arası sözleşmelere atmış oldukları imzaları ve yapmış oldukları protokolleri görmeyip, MHP'yi suçlaması ise tam bir cahillik örneği olmaktadır.
12 Ocak Liderler zirvesi sonrası alınan kararda da "Bilindiği gibi Türkiye'nin yargı yetkisini kabul etmiş olduğu AİHM'nin Türk yargısınca verilmiş kararları değiştirmesi hiçbir şekilde söz konusu değildir. Anayasamızdan ve uluslararası taahhütlerimizden kaynaklanan süreç tamamlandığında, dosya gereği için ivedilikle TBMM'ye gönderilecektir." İfadeleriyle bu duruma işaret edilmiştir. 'Niye hemen göndermediniz' diye soran bazı geri zekâlılar, ne önceki hükümetlerin attığı imzaları, ne de sonraki süreçte yaşananları bilmektedir.

Bir de bu geri zekâlılar ve onları yönlendirenler diyor ki, "İdam kararı çıktıktan sonra dosya niçin TBMM'ne gönderilmedi?" Dosya gönderilse yapılacak genel kurulda MHP dışında "İdam edilsin"diyecek parti var mı? O dönem TBMM'de bulunan DSP, ANAP, DYP, FP gibi partilerden hangisi dosya meclise geldiğinde "Apo idam edilsin" diye oy verecekti? "Apo idam edilsin" diye hiçbirinin ne bir sözü, ne bir amacı, ne bu yönde zerre kadar gayreti olmuştur. Zaten 1 Ağustos 2002 tarihinde TBMM'nde yapılan oylamada AKP, DSP, ANAP, YTP, FP, DYP birleşerek idamı yasalardan kaldırmışlardır.

Bu idam konusunu Türkiye'de en çok istismar eden AKP'dir. Kurulduğu ilk günden itibaren ne hikmetse"İdam kaldırılsın" nakaratlarını sürekli kullanan AKP, sanki Apo'nun asılmasını çok istemiş gibi MHP'yi suçlamıştır.

Neymiş efendim? İdam oylamasından önce idamın içinde olduğu paketi komisyondan geçirtmemek için AKP çok mücadele vermiş, MHP'nin sayesinde dosya meclise gelmiş…
İyi de geri zekâlı arkadaşım, 12 Ocak 2000 zirvesi sonrası "Dosyayı Meclise göndermediler" diyen sen değil misin? Dosya o gün gelmedi, 1 Ağustos 2002 tarihinde TBMM'ne geldi. AKP komisyondan geçirmeme için uğraştıysa, onun sebebi idamın kaldırılmasına yönelik verecekleri oyun kendilerini zor durumda bırakabileceği düşüncesidir. Ama buna rağmen TBMM'de komisyondan geçirtmemek için büyük mücadele(!) veren AKP, TBMM'de yapılan oylamada da idamı kaldırmak için iştahla, şevkle diğer partilerle birlikte "Evet" oyu vermiştir. Sözde, komisyondan geçirtmemek için uğraşıyorlar. Herhalde geçtikten sonra da "Madem gelmiş biz de idamı kaldıralım, Apo'yu kurtaralım." dediler herhalde…Allah akıl, fikir versin..

BOP Eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "SAYIN ÖCALAN" olarak gördüğü alçağın bile, "MHP'nin elinde fırsat olsaydı, bizi 2 saat bile yaşatmazdı." sözüne rağmen, MHP'nin hiçbir suçu, günahı olmadığı halde, bu geri zekâlılar konuyu bilmeden MHP'ye havale ediyorlar.

Bilmek gibi gayeleri zaten yok. Maksat MHP'ye bu konu üzerinden ne kadar zarar verebiliriz anlayışıdır.
Bu konuda en son konuşması gerekenler de AKP'lilerdir.
Bu ülkede idamı kaldırmak için AKP kadar çaba göstermiş bir parti yoktur.
Bugün miting meydanlarında MHP'yi ve Liderini suçlayan Recep Tayyip Erdoğan'ın ise, bu konuda konuşurken utanması lazımdır.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in daveti üzerine 7 Haziran 2002 tarihinde Çankaya Köşkü'nde parti genel başkanları ile gerçekleşen toplantıda MHP Lideri Devlet Bahçeli dışındaki tüm parti genel başkanları, idamın kaldırılmasını hararetle savunmuştur.
Bunların en başında da Recep Tayyip Erdoğan gelmiştir. Ve o toplantıda konuştuklarını, ileriki günlerde"Kimilerinin iddia ettiği gibi; AK Parti, AB konusunda günden güne, kişiden kişiye görüş değiştirmemiştir. İlk gün; Liderler Zirvesi'nde ne söylediysek, yine aynı gün basına ne açıkladıysak, bugün de aynısını söylemekte ve söylediklerimizin arkasında durmaktayız."sözleriyle sonuna kadar savunuyordu.
Bakınız: http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2002/06/15/139728.asp

Recep Tayyip Erdoğan, o dönem "Türkiye, artık AB'nin kenar mahallesi olmaktan kurtarılmalı. İdam cezası tamamen kalkmalı. Bunun için hükümete destek vermeye hazırız." sözleriyle görüşünü bildiriyor, 'MHP'nin hükümetten çekilmesi durumunda DSP-ANAP koalisyonunu destekleyeceklerini' ifade ederek, hem idam konusundaki tutumunu, hem MHP'ye olan alerjisini gösteriyordu.
Bakınız: http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2002/06/10/137553.asp

MHP'yi 'DSP'ye koltuk değneği' oldunuz diye suçlayan zavallılar, BOP Eşbaşkanlarının bu sözlerine ne diyecekler acaba?
Gelelim bu geri zekâlıların, Apo'nun idamı konusunda MHP'yi suçlamasına...
Ampul rozetli bu geri zekâlılar, APO'yu idamdan kurtaran partilerden birisinin kendi partileri olduğunu gizleyerek, bu konuda fırsat buldukları her ortamda MHP'yi eleştirmeleri, suçlamaları ve ona iftira atmaları, bizleri artık geri zekâlılığın bu kadarına pes dedirtir hale getirmiştir.

Düşünün mecliste idamın kaldırılmasına dair 57. hükümet zamanı oylama yapılıyor, bu oylamada T.B.M.M'de toplam 7 parti bulunuyor. Bu partilerden sadece MHP idam cezasının kalkmaması yönünde, tam kadro oy veriyor, diğer 6 parti birleşip, idam cezasını kaldırıyor... Ama bu geri zekâlılar hala 'MHP Apo'yu idamdan kurtardı' diye, sağda-solda propaganda yapıyorlar.

Kendi savunduğu partisi idamı kaldırmak için canla-başla çalışmış ve mecliste bu yönde oyunu kullanmış. Ama adamlar utanmadan "İdamı MHP kaldırdı, APO'yu MHP kurtardı." diyebiliyorlar.

1 Ağustos 2002 tarihinde, T.B.M.M' de AKP, DSP, ANAP, YTP, SP, DYP gibi partiler ortaklaşa hareket edip, idam cezasını kaldırmış; bunların karşısında bir tek MHP tüm milletvekilleri ile APO'nun idam edilmesi yönünde oy kullanmıştır. Gel de bunu bizim o meşhur geri zekâlılara anlat... Adamlar anlamıyorlar, anlamak istemiyorlar. Çünkü beyinleri ancak geri zekâlı formatında çalışıyor.. TBMM tutanaklarından idamın kaldırılması (Apo'nun kurtarılması) için AKP milletvekillerinin konuşmalarını okuyabilirsiniz.
Mesela bu yazıyı özellikle okumasını istediğimiz geri zekâlılara, idamı kaldıran partilerin genel başkanlarının, idam oylamasından sonra yapmış oldukları konuşmaları sunsak ne derler acaba?

İdamı kaldıran, APO'yu kurtaran parti genel başkanları bakın ne demişler:

Yılmaz: Keşke MHP de olsaydı


Mesut Yılmaz (ANAP Genel Başkanı): Türkiye, AB yolunda dev bir adım attı. Bunun, Meclis'te bu kadar büyük çoğunlukla yapılmış olması, kararı daha anlamlı kılıyor. Keşke MHP de bunun içinde olsaydı. Bu attığımız adımın önemini gelecekte daha iyi anlayacağımıza inanıyorum.

Erdoğan: Top artık AB'de


Recep Tayyip Erdoğan (AKP Genel Başkanı): Bu, çok büyük bir başarıdır. Özellikle TBMM'yi takdir ediyorum, alkışlıyorum. 'Bu kadar kısa sürede olmaz, bu araya sıkıştırılmaz' diyenler cevabı aldılar. Top artık AB'de. Atacakları adımlarla ne derece samimi olduklarını göreceğiz.

Ecevit: Bu sonucu bekliyorduk


"Dünyada olduğu gibi, idamın Türkiye'de de kalkmış olmasından memnuniyet duyduk.

Çiller: AB'yi kuyudan çıkardık


Tansu Çiller (DYP Genel Başkanı): DYP, bir kez daha AB'yi kuyudan çekip çıkardı.

Cem: Üyelikte dönüm noktası


İsmail Cem (YTP Genel Başkanı): Türkiye kendi insanı için TBMM aracılığıyla çok önemli bir ışık yakmıştır. Bu olay Türkiye'nin AB'ne tam üyelik sürecinde adeta bir dönüm noktasıdır.

Kutan: Mutluluk duyduk


Recai Kutan (SP Genel Başkanı):'Türkiye'nin AB'ye girmesi gereklidir' dedik. O çizgimizde en ufak bir sapma olmadan gayret gösterildi. Memnuniyetle ifade edeyim ki böyle bir karar alındı. Yasaların Meclis'ten geçmesinden büyük mutluluk duyduk.

Bu geri zekâlılar bunlarla da tatmin olmuyor ve kendi partisine "APO'yu niye idamdan kurtardın?" diye sormuyor da, ne yüzle hala "O zaman MHP niye rest çekip hükümetten ayrılmadı?" gibi sorular soruyorlar?
Ama bu geri zekâlılar, şunu da bilmiyor ki, idamı kaldıran o oylama öncesinde MHP Lideri Devlet Bahçeli zaten restini çekip, 3 Kasım erken seçim kararı aldırdı...
Ampul ışıkları altında beyni sulanmış olanlara ne deseniz boştur.

Bölücü başına "Sayın Öcalan" diye saygıda kusur etmeyenler, MHP'yi Apo'yu idam etmemekle suçluyor. Yüzsüzlük, pişkinlik bu olsa gerek...
Yazının muhatabı olan bir geri zekâlı, eğer bu yazı hakkında açıklama yapmak isterse, yazısına köşemde yer vereceğim...
Bekliyorum...

Ortadoğu Gazetesi/ Yıldıray Çiçek
http://www.sonkale.org/bu-yazi-sadece-gerizek-h102558.html

 


APO'yu İdamdan Kim Kurtardı?

MUSTAFA BİROL CEVİZ OĞLU


“ “Bu (APO’nun İdamdan Kurtarılması) Çok Büyük Başarıdır, Alkışlıyorum!” „


Suriye’de beslenen Apo kod adlı Artin Agopyan’ın bu ülkeden çıkarılma süreci KKK Org. Atilla Ateş’in 15 Eylül 1998’de Suriye sınırındaki Reyhanlı’da bir karakol denetlemesinde, Cumhurbaşkanı Demirel’in 1 Ekim 1998’de TBMM’nin yeni yasama yılı açılışında yaptığı konuşmaların ardından başlamıştır.

Bunun üzerine pabucun pahalı olduğunu anlayan Suriye, bebek katilini 9 Ekim 1998’de Yunanistan’a göndermiş, ardından aynı gece Rusya’ya gitmiştir. 33 gün Rusya’da kalan vampir, 12 Kasım 1998’de İtalya’ya gitmek zorunda kalmıştır. 16 Ocak 1999’a kadar İtalya’da kalan bebek katili yeniden Rusya’ya, 20 Ocak 1999’da Tacikistan’a, 29 Ocak’ta yeniden Yunanistan’a, 31 Ocak 1999’da Beyaz Rusya’ya, Hollanda’nın hava sahasını kapatması üzerine yeniden Yunanistan’a dönmek zorunda kalmıştır. Ancak Atina’nın “Türkler bizi bombalar” diye korkması nedeniyle Korfu adasına, ardından da 2 Şubat’ta Kenya’daki Yunan büyükelçiliğine gönderilmiştir.

Aylarca süren bu kovalamaca nihayetinde 15 Şubat 1999’da Kenya’nın başkenti Nairobi havaalanında sona ermiştir. Bu bağlamda bebek katilinin Türk Özel Kuvvetlerince paketlenip “memlekete” getirilmesi Türk tarihinin önemli kilometre taşlarından biridir.

Daha düne kadar yıkıp, bölmeye yemin ettiği Türkiye Cumhuriyeti Devletinin askerleri karşısında korkudan bacakları titreyen sözde ve sahte “önder” 31 Mayıs 1999 tarihinde çıkarıldığı mahkemede suçlu bulunmuş ve 29 Haziran 1999’da idama mahkum edilmiştir. Ancak Apo’nun idam edilmesi için kararın Yargıtay tarafından onanması ve başbakanlığa gönderilmesi gerekmekteydi. Öyle de yapıldı! Mahkemenin verdiği idam kararı Yargıtay tarafından 25 Kasım 1999’da onandı ve karar başbakanlığa gönderildi. Bundan sonrasında başbakanlığın bu kararı bir yazı ile meclise göndermesi ve mecliste oylanması gerekecekti.

Ancak ileride bazı haksız ithamlara muhatap olmamak gerekçesiyle devlet bir karar alarak idamı Apo’nun avukatlarının AİHM’e başvurmaları sebebi ile AİHM’den gelecek karar sonrasına bıraktı. AİHM’e bebek katili de olsa başvuru hakkı, 20 Haziran 1997’de işbaşında olan Erbakan-Çiller, RP-DYP hükümetince, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11 nolu protokolünün kabulü ile mümkün olmuştur. Hatta o protokolde şimdiki cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de imzası vardı. Bebek katili bu sayede AİHM’den gelecek karara kadar infazın ertelenmesini istemiştir. AİHM, bebek katilinin müracaatından sadece beş gün sonra (30 Kasım 1999) bu isteği gündemine almış ve Türkiye’den, 1997’de RP-DYP koalisyonunun attığı uluslar arası imzaya uymasını istemiştir. Yani AİHM, Erbakan, Gül ve Abdüllatif Şener gibi şimdiki başbakanın yol arkadaşlarının imzaladığı bu protokol sayesinde kendisine müracaat eden Apo’nun isteğini dikkate almış ve Türkiye’ye, “attığınız uluslar arası imza gereği benim incelemem bitene kadar infazı erteleyin” demiştir.

Bunun üzerine 15 Ocak 2000 tarihinde koalisyonu oluşturan liderler başbakanlıkta bir araya gelmiş ve AİHM’den gelecek karara kadar idamın infazını bekletme kararı almışlardı. Böyle bir karar alınmıştı alınmasına ama bu göstermelik bir karardı. AİHM’den gelecek karar ne olursa olsun idam cezası infaz edilecekti. Ayrıca eğer terör örgütü mensupları bu arada terörist faaliyetlerine devam ederse, AİHM kararı dahi beklenmeden karar hemen infaz edilecekti.

Bu kararın altında o günkü iktidar partilerinin imzaları vardı. Bu ortak alınmış bir karardır. Bu karar ve altındaki imzalar AKP ve Tayyip’in söylediğinin aksine Apo denen Kürt vampirini ipten kurtarmıyor, biraz erteliyor, bilakis Türk devleti ve dönemin hükümeti her şart ve zeminde Türk yargısının verdiği idam cezasının infazını garanti altına alıyordu.

Fakat işte bundan sonra Türkiye’de iklim bir anda değişmiş, ABD ve AB tarafından Türkiye’de başka rüzgarlar estirilmeye başlanmıştı. ABD ve AB’den estirilen bu rüzgarlar “idam kalksın, idam kalksın” diyordu. Nitekim bu istek kısa zamanda MHP dışındaki tüm parti, gazete, yazar, tv, STÖ, sendika, TÜSİAD, MÜSİAD, komünist, kapitalist, dindar, dinsiz, dinci, mason, liberal, muhafazakar demokrat, TOBB, tarikat, cemaat, dini grup gibi kıymeti kendinden menkul çevrelerce alkışlandı. Artık idam cezası “AB’ye girişin önündeki en büyük engel” olarak görülüyor ve milletimizin büyük çoğunluğu da – ne hikmetse- bu yönde görüş bildiriyordu. Ancak MHP’nin bastırmasıyla yasaya “terör, savaş ve çok yakın savaş suçlarına ölüm cezası verileceği hükmü” konuyordu. Bu haliyle yasa tüm partilerin oyu ile meclisten geçmişti.

Bu kanun yasalaştığında tarihler 3 Ekim 2001’i gösteriyordu. Ancak Türkiye’nin başına çorap örme konusunda uzmanlaşmış çevreler çok değil, sadece on ay sonra yeni bir yasa ile meclise geldiler. AKP, SP, DYP, ANAP, DSP ve YTP kutsal ittifakı sadece “savaş ve çok yakın savaş suçlarına ölüm cezası verilmesi” konusunda anlaşırken MHP bu yasaya şiddetle karşı çıkıyor, “terör” suçlarına ölüm cezası verilmesinin yasalardan çıkarılmasını istemiyordu. Çünkü 3 Ekim 2001 günü meclisten geçen yasadan “terör” suçlarının çıkarılması demek Apo denen bebek katilinin kurtarılması demekti. Apo denen itin ölüm cezasından kurtarılmasına bir tek MHP karşı çıkarken AKP, SP, DYP, ANAP, DSP, YTP “Apo yaşasın” diye oy kullanıyorlardı. (3 Ağustos 2002)

Mecliste yapılan oylamada muhafazakar demokrat, dindar(!) vs. vs AKP (53 evet), ANAP (76 evet), dindar SP (22 evet), liberal DYP (65 evet) gibi partiler ile sosyal demokrat, sol, ulusalcı DSP ve YTP de “idam kaldırılsın, Apo yaşasın!” diye oy vermişti. Yani AKP, SP, DYP, ANAP, DSP ve YTP kutsal ittifakı Apo’yu idamdan kurtarmıştı.

Apo denen vampirin yaptıklarının cezasız kalmaması, idam cezasının kaldırılmaması yönünde sadece MHP oy vermişti.

Oylamadan sonra AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan (Henüz milletvekili değil): “Bu (İdam cezasının kaldırılması), çok büyük bir başarıdır. Özellikle TBMM’yi takdir ediyorum, alkışlıyorum. “Bu kadar kısa sürede olmaz, bu araya sıkıştırılmaz” diyenler cevabı aldılar. Top artık AB’de. Atacakları adımlarla ne derece samimi olduklarını göreceğiz”,

AKP Grup Başkanvekillerinden Bülent Arınç: “Ölüm cezasının kaldırılması konusu geldiğimiz noktada, bir zaruret ifade etmektedir”,

AKP’li Mehmet Ali Şahin: “Ölüm cezasının kaldırılmasını parti olarak, grup olarak biz de istiyoruz”,

AKP’li Dengir Mir Mehmet Fırat: “Asamadınız; bundan sonra da asamayacaksınız”,

Milli Görüşçü SP Genel Başkanı Recai Kutan: “Türkiye’nin AB’ye girmesi gereklidir dedik. O çizgimizde en ufak bir sapma olmadan gayret gösterildi. Memnuniyetle ifade edeyim ki böyle bir karar alındı. Yasaların Meclis’ten geçmesinden büyük mutluluk duyduk” diyerek yaptıkları işten ötürü seviniyorlardı.

Abdullah Gül, Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin, Faruk Çelik, Ertuğrul Yalçınbayır, Adulkadir Aksu, Ali Coşkun, Nevzat Yalçıntaş, Salih Kapusuz, Vecdi Gönül, Eyüp Fatsa, Hüseyin Çelik, Abdüllatif Şener, Tansu Çiller, Yıldırım Akbulut, Saffet Arıkan Bedük, Agah Oktay Güner, Burhan Kara, Rasim Zaimoğlu, Mehmet Sağlam, Eyüp Aşık, Oğuzhan Asiltürk, Fethullah Erbaş, Mehmet Ağar, Mehmet Keçeciler, Ekrem Pakdemirli ve Yaşar Okuyan gibi milliyetçi(!) muhafazakar milletvekilleri de bu ayıba ortak olmaktan kaçınmıyorlardı.

O sırada seçimler olmuş mecliste AKP ve CHP dışında kimse kalmamıştı. Son darbeyi indirme şerefi yine hem de tek başına AKP’ye nasip olmuştu. AKP hükümeti ve Tayyip, AB’ye girme uğruna kabul ettiği 13.protokol gereği 9 Ocak 2004’te idamı tamamen kaldırmıştır.

Görüldüğü gibi idamın kaldırılması günahına kimse MHP’yi dahil edemez. Ama MHP ve ülkücüler dışındaki tüm partiler bu günaha bulaşmışlardır. Milletimizin bunları artık görmesi ve Apo’yu idamdan kurtaran Tayyip ve AKP’yi cezalandırması gerekir.

Yıllardır “Apo’yu idamdan MHP kurtardı” yalanına inanarak AKP’ye oy verenlerin MHP’ye bir “özür” borcu vardır. MHP’nin hakkı yenmiştir. Bu da kul hakkına girer. Bundan kurtulmanın tek yolu ilk seçimlerde AKP yerine MHP’ye oy vermektir.

http://www.haberiniz.com.tr/yazilar/..._Kurtardi.html

Hiç yorum yok: